Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0.64
BIST 1,191
%0.37
Dolar 7.97
%0.61
Euro 9.45
%0.25
Altın 487.20
REKLAM

YAĞ İÇİN DEĞİL RANT İÇİN.. ZEYTİNİ EZİYORLAR..

48 defa okundu kategorisinde, 07 Haz 2017 - 14:57 tarihinde yayınlandı
YAĞ İÇİN DEĞİL RANT İÇİN.. ZEYTİNİ EZİYORLAR..
reklam
reklam

Muğla Milletvekili Av.Akın ÜSTÜNDAĞ, Meclis gündemine gelen “Sanayinin geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK larda değişiklik Yapılmasına dair Kanun Tasarısı” hakkında bir basın açıklaması yaparak Kanun Tasarısına tepki gösterdi.

ÜSTÜNDAĞ’ın açıklaması şöyle :

Şimdiye kadar 6 kez meclis gündemine getirilen zeytinlik alanların tarumar edilmesi ile ilgili kanun yine meclis gündemine getirilmiştir. Bu acele ve paniğin nedeni bir an önce kamuoyunun uyanmasını önlemek, konunun  bir oldu bittiye getirilerek zeytinlik sahalarının  ve meraların yok edilmesinin önünü açmaktır. Normal şartlarda bir kanunun mecliste görüşülmeye başlaması için gereken 48 saat süre bile beklenmiyor. Meclis raflarında bekleyen ve  Anayasal zorunlu süreleri çoktan geçmiş olan 19 adet Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi varken bunun yerine Zeytinciliği ve meraları yok edecek yasa tasarısını  alelacele gündeme getirmek oldukça manidardır. Çıkarılmak istenen yasa zeytinciliğin idam fermanıdır. Zeytini son kez eziyorlar. Ama bu sefer yağını çıkarmak için değil öldürmek için eziyorlar, sıkıyorlar.

Zeytin ve Zeytinyağının ne kadar sağlıklı bir ürün olduğu son zamanlarda daha da iyi anlaşılmıştır. Mucizevi ağaç olan zeytin ağacının anavatanı olan Türkiye’de zeytinin idam fermanının yazılacağı hiç kimsenin aklına gelmezdi. Ancak, AKP gibi ranta dayalı partiler bunu yapabilirdi ve yapmak için de her zaman fırsat kolluyordu. Halbuki Zeytin, refahın ve bolluğun sembolüdür. Antik Yunanda dahi zeytin ağacını kesenlere ağır cezalar öngörülmüştür. Zeytin Anadolu kültüründe de önemli bir yer tutar. Bazen Nuhun gemisine yaşamı müjdeleyen güvercinin gagasında bir dal, bazen ödüllendirilen bir sporcudaki taçta yaprak, bazen bir meşaledeki ve kandildeki yakıt, bazen de pehlivan güreşlerinde sürülen yağdır.

Geçmişi 39.000 yıl öncesine kadar dayanan böylesine değerli zeytin gibi bir ürünü üstelik, dünyadaki  zeytin ve zeytinyağının yaklaşık %10 unu karşılayan ülkemizde, yaklaşık 500.00 kişi de zeytin üretiminden geçinmektedir.

AKP NİN İÇİNDEN DE İTİRAZ VAR.

Kanun tasarısını alt komisyon olarak görüşen, başkanı Beşir Atalay  ve AKP li üyelerinin de içinde olduğu  Milli Eğitim, Kültür,Gençlik ve Spor komisyonu üyelerinin imzasıyla da dahi tasarının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu raporda Tasarının  geçmesi halinde Zeytinciliğin tehlikeye girebileceği, bu nedenle de zeytinliklerle ilgili maddelerin tasarıdan geri çekilmesi gerektiği tespiti yapılmıştır.

ZEYTİNLİKLER VE MERALAR İMARA AÇILIYOR.

Yasa Tasarısının sanayinin geliştirilmesi için getirildiği iddia ediliyorsa da gerçekte Zeytinliklerin kıyıların ve meraların rant uğruna talan edilmesi amacını taşıdığı anlaşılıyor. Komisyon görüşmeleri sırasında kıyılarla ilgili hükümler ortadan kaldırılmışsa da, Zeytin alanları ve meralar Sanayi sektörüne feda edilmiştir. Halbuki iç bölgelerde ve daha çorak topraklarda sanayi tesislerinin kurulması daha uygundur. Zeytinlik sahalarının bulunduğu Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu tesislerin kurulmasının istenmesinin nedenlerinden biri de ulaşım ve taşıma giderlerinin azaltılması ihtiyacı olduğu aşikardır. Üstelik Kanun tasarısı ile Zeytinlikler ve meralar imara ve yapılaşmaya açılmaktadır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu yasanın içeriğinde kamu yararı yoktur ve Tarım komisyonuna dahi gönderilip görüş istenmemiştir. Kamu yararı olmayan ve çevresel değerleri yok eden ticari ve ranta dönük yatırımların zeytinliklerimizi ve meralarımızı tahrip etmesine izin vermemeliyiz.

Zeytinlikleri ve Meraları yok edecek kanun tasarısına karşı Meclis Genel Kurulunda CHP Milletvekilleri olarak her türlü engellemeyi yaparken Tarımla uğraşan kişi ve kuruluşların da kendi haklarına sahip çıkmaları ve olup biteni seyretmemeleri gereklidir. Kendi hakkına sahip çıkmayan çiftçiler gün gelir ekecek ve dikecek toprak dahi bulamazlar.

Saygılarımla..

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz