Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-2.22
BIST 1,127
%1.24
Dolar 8.29
%0.77
Euro 9.73
%0.87
Altın 506.04
REKLAM

HASTA HANE’MİZ

102 defa okundu kategorisinde, 19 Ağu 2017 - 17:50 tarihinde yayınlandı
HASTA HANE’MİZ
reklam
reklam

07.05.2012 tarihinde Dalaman Devlet Hastanesi yeni binasına taşındı. Bu tarihten önce Gazi Bulvarı üzerindeki hastane SGK hastanesi idi. Seka özelleşmeden önce işçi yoğunluğu sebebiyle bu sigorta hastanesinde neredeyse her türlü uzman mevcuttu. Fiziki yetersizliklerine rağmen ameliyat ta yapılıyordu, operasyon da.O zamanlar güvenliktir, bilişimdir, afilli sıra monitörleri, oraya buraya yönlendiren ahmakça sistemler yoktu. Hatta hastanenin içinde eczanesi de vardı.

Çünkü güvenlik son moda bir rant, bilişim insan eliyle yok edilen anti organik bir tarz ve rant, temizlik işi ayrı bir rant, kantin işi ayrı bir rant, taşeron işletmeci ayrı bir rant. Bu rantların yaratılması için bu transformasyon gerçekleştirildi. Dalaman eski SGK hastanesinde efsane doktorlar vardı.Hepsi tanınır, ailenin bir parçası olurdu. O zamanlar aile hekimliği gibi yan ödeme katsayısı olan uydurma bir rantiye akademisyenliği de yok. Sağlık ocağı var ve koruyucu sağlık hizmetini eski model beyaz bir station reno ile yapıyor .Her şey samimi. Her şey bir yana iyi ve uzman doktorlar ve sadece aybaşını bekleyen hemşireler yok, taşeron boyunduruğunda özel sektör cambazlığı yok.

Sonra Dalaman da 2 dönem belediye başkanlığı yapan Şevket Durmuş Dalaman Devlet Hastanesi için imar planında yer ayırıyor. Komplike ve tam faaliyete geçerse yeri fena değil. Bir tarafı endemik ağaçlarla dolu ve yeşillik. Civardaki arsaların fiyatları katlanıyor. O dönemde Dalaman Sanayi sitesi, mavi kent ve terminal yeri de imar planında yerini buluyor.

Hastane inşaatı başlıyor, ancak yavaş ilerliyor. O zamanın parası ile 40 bin liralık elektrik bağlantıları çalınıyor ve bakır olarak satıldığı  hurdacılar araştırılıyor. Müteahit kamera sistemi taktırıyor. Ödenek sorunlarından dolayı hastane yapımı gecikiyor, mütaehit işi bırakıyor.2 yıl beklenildikten sonra plandaki arıza ortaya çıkarılıyor.1.katı bodrum olarak tasarlanan binada 2.kata acil yani normalde girişe acil planlandığı için proje tadilatına gidiliyor ve zaman kaybediliyor.O arada bütün Dalaman halkı hastanemiz niçin tamamlanmıyor diye feveran içinde. Siyasiler de suçlanıyor. Parti propagandalarında Dalaman devlet Hastanesini tamamlayacağız vaadleri gırla gidiyor. Velhasıl bir hastane bitiyor ancak 2 hastane parası harcanarak. Çevre yolları, bağlantı yolları yapılıyor.7 mayıs 2012 yılında taşınılıyor.2013 yılında çevre düzeni yapılacak deniliyor. Kantini olmayan hastane gecekondu bir barakadan bu ihtiyacını görüyor yıllarca. İç donanım yapılıyor. Yenidoğan ünitesi, ameliyathaneler, son model yataklar derken hastane fiziki olarak çağa en uygun standartlarda yapılıyor. Sonra hepatit b taraması zamanında yapılmadığı için ameliyathane kapatılıyor. Çatıdan su aktığı için son iki kat ve duvarlar harap oluyor, masraf üstüne masraf. Acildeki tuvaletler aylarca çalışmıyor, kanalizasyon bağlantılarının dandikliğine çözüm bulunamıyor. Acil girişi her baştabip döneminde elden geçiyor. Fiziki olarak varolan hastaneye yapboz misali her şey yapıldıkça yapılıyor, paralar çar çur ediliyor.

Ancak uzman doktor sorunu bir türlü halledilemiyor. Bir ara seçim öncesi göstermelik Fethiye den part time uzmanlar gelip gidiyor, harcırah alsınlar diye, seçimde koz olarak kullanalım diye milletle alay ediliyor.

Hastane 53 yataklı olması hasebiyle C sınıfı olarak tescil edilmeyi bekliyor. O zaman uzman kadroları çoğalacak. Zaruri hizmet alanına sokalım deniliyor, uzmanlar mecbur gelsinler diye o da olmuyor.2 mart 2014 tarihinde Muğla Mitingi yapacak olan dönemin Başbakanı geldiğinde toplu açılış listesine sokulan hastane balonlarla süsleniyor ve bir bütona basılarak toplu açılışın bir figüranı olarak yeniden açılıyor. İkinci açılışı yapılıyor. Zaman zaman bahçesini su bastığı için her talebe evet diyen Dalaman Belediye Başkanı 300 bin liralık masraf ile hastanenin çevre düzeni ve peyazjını kendi bütçesinden ve Dalaman halkının parasını harcayarak yapıyor.

Dalaman daki gibi ilçelerde bulunan hastanelerin rantını merkezden planlamak isteyen zihniyet “kamu hastaneleri birliği” gibi merkezde bir kurum ihdas ediyor, tabii yasayla. Bu birlik tüm ihale ve masrafları merkezde topluyor oradan belirliyor. Öğlen yemeğinde verilecek salatadaki domatesin alınacağı yere Muğla karar veriyor. Yerel esnaf veya müstecir devre dışı bırakılıyor.

Dalaman Devlet Hastanesindeki çalışma şartlarından memnun olmayan memur eşleri de Toplum sağlığı merkezine geçici olarak alınıyorlar ancak yıllarca onların geçiciliği sürüyor. Nasıl olsa temel hizmetler özel sektöre ve taşeronlara verilmiş durumda. Burada çalışan ve artık yerleşmiş olan hemşire ve ebe, sağlık memuru gibi destek sağlık birimi çalışanlarının diğer devlet dairelerindeki gibi tayinleri de özellikle eş durumundan dolayı mümkün kılınmıyor, siyasi bağlantılar devreye giriyor. Böylece bazı hemşire ve memurların hegamonyası kuruluyor. Arkan önün varsa sana kimse bir şey yapamaz, sen temelli buradasın güveni veriliyor, bu düzen herkesin işine geliyor.

Hemen yakın bir ilçeye tam donanımlı bir özel hastane açılıyor. Zaten nispeten refah seviyesi yüksek olan bu coğrafyada vatandaşın çoğunluğu bastırıyor parayı alıyor kaliteli sağlık hizmetini. Devlet hastanelerindeki iyi doktorlar da bu hastanelere transfer oluyorlar. Sonra devlet özel hastanelerde tedavi olanların parasını da ben ödeyeceğim diyor. Tedavi oluyorsunuz ancak özel hastanenin sizin için devletten ne kadar para aldığını belirten belge yok. Bunun arkasını soran da yok. Bu gün Türkiye futbol süper liginde takım sponsoru olan özel hastaneler bile var. Yani onlarda öyle devasa bir gelir ortaya çıkıyor.

Gelir, sermaye ve yatırım planlaması kamu hastaneleri birliği vasıtasıyla merkeze alındığı için atamalar da siyasi mülahazalarla bu birliğe hükmeden siyasi otoriteye geçiyor. Güvenlikçisinden bilişimcisine her tür özelleştirilen hizmetlerin alımı ve sözleşmesi merkeze yakın olanlara, yakın olan kurumlara yapılıyor, işe alınacak personel de siyasi yakınlığa göre belirleniyor.

Sonra Başhekimler değişiyor. Sahte evrakla çürük belgesi verdiği hukuken tesbit edilip, doktorluk yapması elinden alınan ancak idareciliğine engel olmayan ve rahatça kullanılabilecek ve başka yerlerde istenmeyen bir şahsı da getirip bu derilip çatılan hastanenin başına getiriyorsunuz. Emir eri bir müdür tayin ediyorsunuz. Hep birlikte labirente dönen ve ikide bir park anonsu yapılan uzmansız hastanede muhteşem çevre düzenine uysun diye 4 kez acil servisin kapısını bacasını değiştiriyorsunuz. Birlik sizi iş yapıyor zannetsin. Kapıları kır odaların yerini değiştir, kapına bir oda daha ilave et, sekreter odası yap, koltukları yenile, ama acildeki tuvalet kapalı. Personelinle dostluk ve kardeşlik havası içinde barlara, cafelere  git, selfiler çek ve motivasyon partileri düzenle. Vatandaşın hastasını beklerken 2 simit poğaça alacağı kantini kiraya veriyorsunuz, sonra aylarca kira ödemeyip size takıyor, elinizde patlıyor. Önceliği insan sağlığı ve refakatçı otoların rahat park edeceği alana uydurma ağaç dikimi yaparak alanı daraltıyorsunuz. Acilde icapçı olacak uzmanlarınız akşamdan cep telefonlarını kapatıyor ve sırf bu yüzden zaman kaybedildiği için vefat edenlere ağlıyoruz, arkası aranmıyor, takdir-i ilahi. İnternden yeni çıkmış tıp talebelerinden mükellef ve ancak insan psikolojisi ve hasta psikolojisi formasyonu yetersiz yeni yetme pratisyenlerle vatandaşa sadece sevk zinciri yapıyorsunuz.

Ben de 5 kasım 2016 gecesi saat 03 de kalp krizi geçirdim. Hemen sevk edildim. Şanslıydım. Allah düşürmesin. Allah sağlık sıhhat versin. Sağlık çalışanlarına etik vicdan, siyasilere insaf, o hastanelerde maaş alanlara helal kazanç nasip etsin. Vatandaşların bu güne kadar çektikleri tüm çilelerden haberdarım. Bizler olsun bir şeyler istiyoruz. Siz ilçe başkanları ya da siyasilerden ya da Kaymakam dahil daire amirlerinden herhangi birinin bu hastanelerde sağlık hizmeti aldığını göremezsiniz, görmeyeceksiniz. Onların paraları ve ünvanları var, varoş hastanelere gitmezler, gitmedikleri için durumu da bilmezler. İki dönemdir Kaymakam eşleri doktor olduğu için ve hastanedeki taşerona işçi listesini iktidar partisi ayarladığı için buralara el atılacağını da beklemeyin.

Yukarıda belirttiğim tarihçe ve gelişmeler ışığında ben bu hastane için daha ne yazayım.

Sağlıcakla kalın.

Ethem Ersen

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz