Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1.04
BIST 1,193
%-0.19
Dolar 7.92
%-0.20
Euro 9.28
%-0.08
Altın 484.21
reklam
reklam
REKLAM

Davul, top, ezan sadece vakit bildirmez

50 defa okundu kategorisinde, 28 May 2017 - 03:00 tarihinde yayınlandı
reklam

Dalaman da Ramazan ayında top atılmıyor ve Ramazan davulları sahur saatinde vatandaşı uyandırmıyor.Bu konuda geleneklerimiz açısından bunların tekrar yapılması da isteniyor yetkililerden.Muğla’nın usta gazetecisi Özcan Özgür’ün 2015 tarihinde Hamle Gazetesinde yayınlanan makalesinden bir bölümü yayınlıyorum.Yorum sizlere ait.(ETHEM ERSEN)

Davul, top, ezan sadece vakit bildirmez

Ulusal bayramlarımız, dini bayramlarımız ve elbette geleneklerimiz çok önemli. Bunlar bizi “biz” yapıyor. Bir bakıma birlik beraberliğimizin harcı…
Ne var ki bu sene de önemli geleneklerimizden, ritüellerimizden biri olan Ramazan Davulu’nu duyamadık. Ramazan Topu’nu da… Sanki ses bombası gürültü yapmıyor; beni uyandırırken komşumu uyandırmıyor!
Neymiş efendim, rahatsız olanlar varmış.
Hani Muğla Demokrasi’nin, Özgürlüklerin ve özellikle “hoşgörünün” kalesi, limanı idi… Yoksa kendi kendimizi kandırıyor muyuz?
xx xx xx
Elbette teknoloji gelişti. Çocukluğumuzun kurmalı saatleri antika oldu. Artık insanı cep telefonları bile uyandırıyor.
Peki teknoloji gelişti bahanesiyle ezan seslerini de keselim mi? Teknoloji ile Avrupalılar bizden önce tanışıyorlar. Kiliselerinde çan sesleri eksiliyor mu?
Davul sesi, top sesi, ezan sesi… Bunları sadece vakit bildirme aracı olarak göremezsiniz.

Çocukluğumda hallaçlar vardı. Şimdi var mı bilmiyorum. En azından Arasta’da olmadığını, kalmadığını biliyorum. Belediye’nin yanlış uygulaması sonucu şimdi “Pideci” olan (Bari Muğla Pidesi olsaydı) Ankaralanın Kahvesi’nin önünden geçip, Yağcılar Hanı’nın arkasından devam ederek Kurşunlu Caddesi’ne çıkan sokakta “demirci düvenlerinin” karşısında Hallaç Muttalip vardı… Muğlalının yatağının, yastığının, yorganının pamuğu burada atılır (kabartılır) idi…
Muttalip sadece pamuk atmazdı. Ramazan Ayı’nda da davul çalardı. Kim nerede oturuyor, kim oruç, kim değil bilir, kapı kapı dolaşır maniler okurdu…
Unutamam. Bu günün “dijital çocuklarının” o günleri yaşayamamış olmalarına üzülürüm.
xx xx xx
Ramazan’ın çocuklar için anlamı farklı olurdu.
Çocukluğumuzda Ramazan demek, sahurda yorganın altında uyanık olduğumuzu göstermek ve sofraya çağrılmak için yer döşeğinde kıpır kıpır olmamız; sonra da sofraya sokulup pilavın yanındaki hoşafa kaşık daldırmamızdı…
Çocukluğumuzda Ramazan demek mahalle fırınlarında “börek guydurmak” idi. Mahalle fırınlarının önünde kuyruklar oluşurdu. Herkes böreğinin topa 10-15 dakika kala yapılmasını isterdi. Börek içleri evde yapılırdı; otlusu, peynirlisi, ıspanaklısı, Muğla kavurmalısı… Karışıklıkta kavurmalı ile peynirli tencereleri karışırdı. Şansınıza çıkan yenilirdi de kıyamet kopmazdı… Kapı önüne çıkılır topun atılması beklenirdi. Ezan okunsa da iftar için top atılmış olacak. Kapıdan kapıya seslenilirdi; “Goşula top atıldı mı?”… Atıldı, atıldı…
İftar öyle yapılırdı… Mahallenin yaşlısı, yalnızı sırayla iftara ortak edilirdi…
xx xx xx

ÖZCAN ÖZGÜR-HAMLE GAZETESİ-16 Temmuz 2015

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz